BURKİNA FASO’DA AKUT HEPATİT E

27 Kasım 2020 Cuma

8 Eylül ve 24 Kasım 2020 tarihleri arasında Burkina Faso'nun Kuzey-Orta bölgesi sarılık vakaları bildirmiştir.

BURKİNA FASO’DA AKUT HEPATİT E

Hastalık Salgını Haberleri

27 Kasım 2020

8 Eylül ve 24 Kasım 2020 tarihleri arasında Burkina Faso'nun Kuzey-Orta bölgesi kümülatif toplam 442 ateşli sarılık vakası bildirmiştir. Vakaların büyük çoğunluğu (%87,5), %4,1'lik bir vaka-ölüm oranını temsil eden 387 vaka ve 16 ölüm ile Barsalogho sağlık bölgesinden bildirilmiştir. 16 ölümden toplam 15'inin hamile veya yeni doğum yapmış kadınlar olduğu rapor edilmiştir.

Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile toplam 10 vaka doğrulanmıştır. Barsalogho tıp merkezinde şu anda 38 hasta takip edilmektedir, 10 tanesi ise hastanededir. Bireysel özelliklere göre vaka tanımları, vakaların %67'sinin 30 yaşın altında olduğunu (ortalama yaş 25 ± 12), ateşli sarılık vakalarının %54'ünün kadın olduğunu ve vakaların yaklaşık %5'inin 5 yaşın altında olduğunu göstermiştir.

DSÖ Sağlık Bakanlığı'na, 11 Eylül gibi erken bir tarihte, aşağıdaki bağlamlarda, nedenin hepatit E olabileceği konusunda bilgi vermiştir:

  • On dört (14) numune toplanmış ve Ulusal Viral Hemorajik Ateş Referans Laboratuvarına (LNR-VHF) gönderilmiştir; bir numune IgM sonucunda sarıhumma için pozitif çıkmıştır (araştırma sırasında toplanmıştır) (ilk parti). Numune daha sonra ek sarıhumma ve diferansiyel testi için Dakar'a gönderilmiştir.
  • Dokuz (9) numune (araştırma sırasında toplanan 14'ün arasından) hepatit E testi için Fransa, Montpellier, Lapeyronie Hastanesi'ne gönderilmiştir; 9 numuneden 8'i hepatit E için IgM pozitiftir (sonuçlar 25 Eylül'de paylaşılmıştır). Viral hepatit E için 8 örneğin genotiplemesi, virüsün genotip 2 olduğunu göstermiştir, bu nedenle zoonotik enfeksiyon tespit edilmemiştir.
  • NRL-FHV'ye (Muraz Center, Bobo Dioulasso) test için 43 numunelik ikinci bir parti gönderilmiştir ve 2 vaka IgM tarafından sarıhumma için IgM pozitif çıkmış, biri belirlenememiştir.
  • İkinci partiden iki olası ve bir belirsiz numune ile birlikte ilk partiden bir olası numune (toplam dört numune), ek sarıhumma ve diferansiyel testleri için 30 Eylül 2020 tarihinde Dakar Pasteur Enstitüsü'ne (IP Dakar) gönderilmiştir. Dört numuneden ikisi PCR ile hepatit E için pozitif çıkmış, hiçbiri PCR ile sarıhumma için pozitif çıkmamıştır (sonuçlar 20 Ekim'de paylaşılmıştır). Bu aynı dört numune daha sonra da test edilmiş ve serum nötralizasyonu ile sarıhumma için pozitif çıkmışlardır, ancak düşük titrelerle test edilmişlerdir (26 Ekim'de paylaşılan sonuçlar) ve bu nedenle bu bağlamda akut sarıhumma enfeksiyonu olarak yorumlanmamışlardır.
  • Bugüne kadar toplam 349 numune (387 şüpheli vakadan) toplanmıştır, bunların 163'ü FHV NRL'de sarıhumma için analiz edilmiştir.

Bölgede birçok ülke içinde yerinden olmuş kişi (ÜİYOK'ler) bulunmaktadır, bunların çoğu ev sahibi ailelerle birliktedir ve bazıları da kamplarda yaşamaktadır. Buna ek olarak, Kuzey-Orta bölgesi, Tanımlanamayan Silahlı Kişilerin (HANI) düzenli saldırıları nedeniyle sağlık tesislerinin kapanmasından etkilenmektedir. Barsalogho'nun Sağlık Bölgesi'nde, her dört belediyeden üçü, insanların yerinden edilmesiyle sonuçlanan bu saldırılardan ağır bir şekilde etkilenmektedir. Ülkedeki ÜİYOK'lerin toplam %40'ı Kuzey-Orta bölgesinde kayıtlıdır, ancak 15 sağlık tesisinden sadece 6'sı faaliyettedir. Burkina Faso, COVID-19 salgınından etkilenmiştir ve 23 Kasım 2020 itibariyle 2.757 vaka ve 68 ölüm bildirilmiştir. COVID-19 salgınının bağlamı, müdahaleyi daha da karmaşık hale getirmektedir.

Şekil 1: Barsalogho Sağlık Bölgesinde 8 Eylül - 24 Kasım 2020 tarihleri arasında ateşli sarılık vakalarının günlük gelişimi (n=387)

 

 

 

 

 

Şekil 2: Ateşli sarılığın görüldüğü Kuzey-Orta bölge, 24 Kasım 2020

Halk Sağlığı Müdahalesi

Ülke düzeyinde aşağıdaki müdahale eylemleri gerçekleştirilmiştir veya gerçekleştirilmeye devam etmektedir:

Koordinasyon

  • Bölgesel düzeyde bir hepatit E müdahale planının geliştirilmesi
  • Sarıhumma müdahale planının geliştirilmesi devam etmektedir.
  • Kuzey-Orta Bölge Valisi başkanlığında 26 Ekim'de Bölgesel Salgın Yönetim Komitesi tarafından ateşli sarılık salgını üzerine ilk oturum düzenlenmiştir.
  • Bölgesel ve ilçe düzeyinde düzenli danışma toplantısı
  • Teknik ve mali ortakların katılımıyla merkezi düzeyde haftalık istişare toplantısı
  • Ulusal bir olay yöneticisinin atanması ile Acil Sağlık Müdahale Operasyon Merkezi'nin (CORUS) faaliyete geçirilmesi

Sürveyans

  • Kuzey-Orta Bölgesindeki ilçelerde sarılık vakalarının sürveyansının güçlendirilmesi
  • Açıklayıcı durum listesinin hazırlanması (sıra listesi)
  • Sağlık çalışanları, toplum temelli sağlık çalışanları ve geleneksel şifacılara yapılan epidemiyolojik sürveyans, özellikle ateşli sarılık hakkında devam eden bilgilendirmeler
  • Nüfusun duyarlılaşması için bir mikro programın geliştirilmesi
  • IP Dakar'a numunelerin sevkiyatının desteklenmesi

Vaka Yönetimi

  • Barsalogho'da cerrahi üniteli Tıp Merkezi'nde ve Kaya'daki Bölgesel Hastane Merkezi'nde hastanede yatış ve vaka yönetimi
  • Merkezi düzeyde gelişme ve DSÖ yönergelerine dayalı bir hepatit E yönetim protokolünün ilçe düzeyinde paylaşılması

WASH

  • WASH müdahale planının geliştirilmesi
  • Su noktalarının doğrulanması: OXFAM desteği ile numune toplama ve analiz (13/56 su noktası). Su, içme standartlarına ve biyo kontrollü parametrelere (E. coli, dışkı streptokokları, ısıya dayanıklı koliformlar) uygun değildi.
  • Barsalogho'nun 3. Bölgesinde bir kuyunun arıtılması
  • 56 ana su noktasının dezenfeksiyonu
  • Temizlik kitlerinin dağıtımı
  • Toplum rölelerinin temizlik konusunda eğitimi
  • 120 tuvaletin hizmetten çıkarılması

DSÖ Risk Değerlendirmesi

Hepatit A, B ve C'nin Burkina Faso'da yaygın olmasına rağmen, hepatit E ilk kez bildirilmektedir. Bobo Dioulasso'daki Muraz Merkezi'ndeki ulusal HIV/hepatit referans laboratuvarı, hepatit E'yi teşhis edebilen etkin bir teknik platforma sahiptir, ancak reaktifler ve hızlı teşhis kitlerinden yoksundur. Vaka yönetimini iyileştirme ve sürveyansı güçlendirme çabaları devam etmektedir. Ek olarak, hepatit E vakalarının çoğu, zor yaşam koşullarına sahip, birçok ülke içinde yerinden olmuş kişiyi (ÜİYOK) barındıran Barsalogho sağlık bölgesinden rapor edilmiştir. Aşırı kalabalığın yanı sıra, bu salgına neden olan ana etkenler, etkilenen bölgelerde temiz suya erişimin kısıtlı olması ve yetersiz sağlık koruması ve temizlik olabilir.

Nüfusun temel suya ve sağlık koruması ve temizlik hizmetlerine çok az erişiminin olduğu bir coğrafi bölgede meydana gelen, etkili ve hızlı önleme tedbirlerinin uygulanmasını gerektiren bir hepatit E salgını olduğu düşünüldüğünde, ulusal düzeydeki risk seviyesi orta düzeyde kabul edilmektedir. Ocak 2019'dan bu yana, Kuzey-Orta bölgesi düzenli olarak kimliği belirsiz silahlı kişilerin (HANI) saldırılarına maruz kalmaktadır, bu da bakımın sağlanmasında bir işlev bozukluğuna ve nüfusun kitle olarak yerinden edilmesine neden olmaktadır. Ek destek önlemleri alınmazsa, bu salgının diğer komşu sağlık bölgelerine yayılması mümkündür. Yerel aktörlerin müdahale eylemlerini etkili bir şekilde destekleme konusundaki sınırlı kapasitesi, bu salgının diğer alt vilayetlere veya komşu sağlık bölgelerine yayılma riskini de oluşturmaktadır.

Bölgesel ve küresel düzeyde risk düşük olarak devam etmektedir.

DSÖ Tavsiyesi

Hepatit E, hepatit E virüsünün (HEV) neden olduğu bir karaciğer hastalığıdır. Hepatit E, tüm dünyada bulunmaktadır ve temel su, sağlık koruması, temizlik ve sağlık hizmetlerine sınırlı erişimi olan ülkelerde veya acil insani durumlarda yaygındır.

Hepatit E virüsü dışkı yolu ve oral yolla, esas olarak kirli su yoluyla bulaşmaktadır. Hepatit E için risk faktörleri, enfekte kişilerin dışkılarıyla atılan virüslerin, insan tüketimi için amaçlanan suya ulaşmasına izin verdiği kötü sanitasyon koşulları ile ilişkilidir. Genelde enfeksiyon 2-6 hafta içinde kendiliğinden iyileşir ve %0.5-4 ölüm oranına sahiptir. Fulminan hepatit, hamilelik sırasında hepatit E ortaya çıktığında daha yaygındır. Hamile kadınlar, özellikle ikinci ve üçüncü trimesterde, akut karaciğer yetmezliği, fetal kayıp ve mortalite açısından yüksek risk altındadır. Vaka-ölüm oranı gebeliğin son üç aylık dönemindeki kadınlarda %20-25'e kadar yükselebilir.

Önleme, bu hastalığa karşı en etkili yaklaşımdır. Nüfus düzeyinde, HEV bulaşmasını ve hepatit E vakalarının sayısını azaltmak için en önemli müdahaleler güvenli içme suyunun sağlanması, kamu su kaynakları için kalite standartları ve yeterli sanitasyonun sağlanmasıdır. Bireysel düzeyde ise, bulaşıcı riskler, özellikle yiyecekleri kullanmadan önce, temiz su ve sabunla elleri yıkamak, bilinmeyen saflıkta su ve/veya buz tüketiminden kaçınmak ve gıda güvenliği için DSÖ temizlik uygulamalarını takip etmek gibi temizlik uygulamalarının sürdürülmesi yoluyla azaltılabilir.

Akut hepatit E'nin yayılmasını önlemek için DSÖ, güvenli içme suyuna ve yeterli sanitasyona erişimin iyileştirilmesini önermektedir. Bu salgından etkilenen mahallelerde içme suyu kalitesi düzenli olarak takip edilmelidir. Açık defekasyonu önlemek ve el temizliğini sağlamak için tuvalet ve içme suyu kaynaklarının kapsamı artırılmalıdır. Hepatit E salgınları ile mücadelede erken, uygun ve eşitlikçi sağlık hizmetleri sağlamanın yanı sıra, sağlığı geliştirme ve önleme faaliyetleri, özellikle kaynağın sınırlı olduğu ortamlarda halk sağlığı sonuçlarının iyileştirilmesine yardımcı olabilir. Hepatit E için inkübasyon süresi 2-10 hafta arasında değiştiğinden, güvenli su, sanitasyon ve temizliğin teşvik edilmesine yönelik önlemler kabul edildikten sonra bile vakalar onuncu haftaya kadar (maksimum inkübasyon süresi) devam edebilir.

Müdahale, semptomları olan hamile kadınlar için doğum öncesi tanı oluşturarak veya tanıları güçlendirerek, nüfusun temizlik koşullarını iyileştirerek, tanı ve klinik vaka yönetimi için ulusal kapasiteleri güçlendirerek ve komşu ülkelerle sınır ötesi işbirliği yaparak savunmasız nüfusları hedef almaya devam etmelidir.

Bugüne kadar, ticarileştirme için bir hepatit E aşısı geliştirilmiş ve Çin ve Pakistan'da ruhsatlandırılmıştır. DSÖ, ulusal rutin toplu başığıklık programlarının bir parçası olarak aşının uygulanmasını tavsiye etmezken, ulusal makamların, hamile kadınlar gibi yüksek risk altındaki nüfuslar da dahil olmak üzere, salgın ortamlarında aşının kullanılmasına karar vermesini önermektedir. Bu nedenle aşı kullanımının, hamile kadınlar gibi yüksek riskli kişilerde bir salgının etkilerini azaltmak için olduğu kadar, bir hepatit E salgınını hafifletmek veya önlemek için olduğu da düşünülmelidir.

 

Etiketler: