BİRLEŞİK KRALLIK-İNGİLTERE’DE SARS-COV2’NİN VARYANT SUŞU

21 Aralık 2020 Pazartesi

14 Aralık 2020'de Birleşik Krallık (Birleşik Krallık) yetkilileri, yeni bir SARS-CoV-2 varyantının viral genomik sekanslama yoluyla tanımlandığını DSÖ'ye bildirmiştir. Söz konusu varyant, SARS-CoV-2 VUI 202012/01 (İncelenen Varyant, 2020 yılı, 12. ay, varyant 01) olarak anılmaktadır..

 

Hastalık Salgını Haberleri

 

21 Aralık 2020  

           

            14 Aralık 2020'de Birleşik Krallık (Birleşik Krallık) yetkilileri, yeni bir SARS-CoV-2 varyantının viral genomik sekanslama yoluyla tanımlandığını DSÖ'ye bildirmiştir. Söz konusu varyant, SARS-CoV-2 VUI 202012/01 (İncelenen Varyant, 2020 yılı, 12. ay, varyant 01) olarak anılmaktadır. İlk analiz, varyantın insanlar arasında daha kolay yayılabileceğini göstermektedir. Söz konusu varyantın semptomların ciddiyetinde, antikor yanıtında veya aşı etkinliğinde herhangi bir değişiklik ile ilişkili olup olmadığını belirlemek için araştırmalar devam etmektedir.

 

            Birleşik Krallık'ta 13 Aralık 2020 itibarıyla SARS-CoV-2 VUI 202012/01 ile enfekte olan toplam 1108 vaka tespit edilmiştir. Varyant, Güney Doğu İngiltere'deki COVID-19 vakalarında beklenmedik bir yükselişin ardından Aralık 2020'nin başlarında başlatılan epidemiyolojik ve virolojik bir araştırmanın parçası olarak tespit edilmiştir.  41. epidemiyolojik haftadan 50. haftaya (5 Ekim - 13 Aralık 2020) 14 günlük vaka bildirim oranında üç kattan fazla artış ile karakterize edilmiştir. Ortalama olarak, tüm SARS-CoV-2 virüslerinin% 5-10'u Birleşik Krallık'ta  ve % 4'ü pandeminin başlangıcından bu yana Güney Doğu İngiltere'de rutin olarak genetik sekanslaması yapılmıştır. 5 Ekim'den 13 Aralık'a kadar, izolatların % 50'den fazlası Güney Doğu İngiltere'de varyant suş olarak tanımlanmıştır. Retrospektif analiz, tespit edilen ilk varyantın 20 Eylül 2020'de Güney Doğu İngiltere'deki Kent'e kadar izini sürmüş ve ardından Kasım ayında tanımlanan aynı varyantta hızlı bir artış izlenmiştir. Bu varyantın tespit edildiği çoğu COVID-19 vakası, 60 yaşın altındaki insanlarda meydana gelmiştir.

 

            Söz konusu Varyant, amino asit değişiklikleri ve üç silmeyle sonuçlanan 14 mutasyonun varlığı ile tanımlanır. Bu mutasyonlardan bazıları virüsün insanlarda bulaşabilirliğini etkileyebilir:

 

  • Tanımlanan mutasyonlardan biri (N501Y), reseptör bağlanma alanındaki (RBD) altı anahtar kalıntı içindeki bir amino asidi değiştirmektir. Tanımlanan mutasyonlardan biri (N501Y), reseptör bağlanma alanındaki (RBD) altı anahtar kalıntı içindeki bir amino asidi değiştirmektir. Sekans analizi, Birleşik Krallık ve Güney Afrika'da bildirilen virüsün N501Y mutasyonunun ayrı ayrı ortaya çıktığını ortaya koymuştur.

 

  • Biyolojik önemi olan başka bir mutasyon olan P681H, RBD'de bulunmuştur.

 

  • Son olarak, 69/70 konumundaki silinme, bir S geni hedefi kullanan bazı teşhis PCR tahlillerinin performansını etkilediği bulunmuştur. Dünya çapındaki çoğu PCR testi birden fazla hedef kullanır ve bu nedenle varyantın tanılama üzerindeki etkisinin önemli olması beklenmez.          

 

 

Yeni VUI-202012/01 varyantı, Avustralya, Danimarka, İtalya, İzlanda ve Hollanda dahil olmak üzere birçok ülkede tanımlanmıştır.

 

Birleşik Krallık tarafından hazırlanan ön raporlar, bu varyantın  dolaşımdaki önceki virüslerden daha fazla bulaşıcı olduğu ve bulaşıcılıkta tahmini % 40 ila % 70'lik bir artışla (R0 temel üreme numarasına 0,4 ekleyerek bunu 1,5 ila 1,7 aralığına getirmektedir). Bu varyant virüslerin farklı biyolojik özelliklere sahip olup olmadığını veya aşı etkinliğini değiştirip değiştirmediğini belirlemek için laboratuvar çalışmaları devam etmektedir. Şu anda, bu varyantın klinik hastalığın ciddiyetinde, antikor yanıtında veya aşı etkinliğinde herhangi bir değişiklik ile ilişkili olup olmadığını belirlemek için yeterli bilgi bulunmamaktadır.

 

            Halk sağlığı yanıtı

 

            Birleşik Krallık'taki yetkililer, bu yeni varyantın bulaşabilirliğini, enfeksiyon şiddetini, yeniden enfeksiyon riskini ve antikor yanıtını ölçmek için epidemiyolojik ve virolojik araştırmalar yürütmektedir. Mutasyonlardan biri (N501Y) reseptör bağlanma alanında olduğu için, yetkililer, aşı performansı üzerinde herhangi bir etki olup olmadığını belirlemek için, iyileşen ve aşılanan hastalardan alınan serumların bu varyanta karşı nötralizasyon aktivitesini acilen araştırmaktadır.

 

Bu varyantın genomik verileri İngiltere yetkilileri tarafından GISAID'e yüklenmiştir ve durumu izlemek için ülke genelinde virüsün genomik takibi devam etmektedir.

 

19 Aralık 2020'de, Birleşik Krallık'taki yetkililer, etkilenen bölgelerin;  sosyal toplantıların kısıtlanması , daha sıkı hareket kısıtlamaları, mümkün olan her yerde evden çalışmanın talep edilmesi ve gerekli olmayan işletmelerin kapatılması dahil olmak üzere Seviye 4 kısıtlamalarına tabi olacağını duyurmuştur.

           

DSÖ risk değerlendirmesi

 

SARS-CoV-2 dahil olmak üzere tüm virüsler zamanla değişir, ancak bu mutasyonların veya değişikliklerin çoğunun virüse doğrudan bir yararı yoktur veya hatta yayılmasına zararlı olabilir. Spesifik mutasyonun viral özellikler üzerindeki etkisini ve teşhis, tedavi ve aşıların etkinliğini daha tam olarak anlamak için daha fazla laboratuvar araştırmasına ihtiyaç vardır. Bu araştırmalar karmaşıktır ve farklı araştırma grupları arasında zaman ve işbirliği gerektirir.

 

Tam genom dizilerinin paylaşılması, ortaklar tarafından yapılan ayrıntılı analizleri kolaylaştırmaktadır. DSÖ SARS-CoV-2 Virüs Evrimi Çalışma Grubu, mevcut sonuçları daha iyi anlamak ve daha ileri çalışmaları desteklemek için Birleşik Krallık'taki meslektaşlarıyla birlikte çalışmaktadır.

 

Bu virüslerin mevcut SARS-CoV-2 klinik tablosu, teşhisi, tedavisi ve aşı gelişimi açısından etkilerini anlamak için daha fazla epidemiyolojik ve laboratuar tabanlı çalışmalara hızla ihtiyaç vardır.

 

DSÖ tavsiyesi

 

İngiltere'nin ön bulguları, SARS-CoV-2 virüs mutasyonlarının daha geniş bir soruna işaret etmekte olup DSÖ, epidemiyolojik, virolojik ve tam genom dizisi bilgilerinin diğer ülkelerle ve araştırma ekipleriyle, GISAID ve diğerleri gibi açık kaynaklı platformlar dahil olmak üzere, anında paylaşılmasının önemini vurgulamaktadır. 

 

DSÖ, virüsün işlevinde enfeksiyon ve patojenite açısından herhangi bir değişikliğin olup olmadığını araştırmak için Birleşik Krallık ve diğer ülkeler tarafından tanımlanan spesifik mutasyonları anlamak için daha fazla epidemiyolojik ve virolojik çalışmaların yapılmasını tavsiye etmektedir. DSÖ, tüm ülkelere, mümkün olduğunda SARS-CoV-2 virüslerinin rutin sekanlama çalışmalarını artırmalarını ve özellikle aynı endişe verici mutasyonların bulunduğunu bildirmek için sekans verilerinin uluslararası olarak paylaşılmasını tavsiye etmektedir.

 

DSÖ, virüsün spike (S) genini hedefleyen PCR tahlillerinin rapor edilen performans kaybı konusundaki endişeye dikkat çekmek istemektedir. Üreticinin talimatlarında hedeflenen viral genlerin açıkça tanımlanmadığı ticari PCR kitlerini kullanan laboratuvarların, daha fazla bilgi için üreticiyle iletişime geçmeleri önerilir. Virüsün S genini hedefleyen kurum içi PCR tahlillerini kullanan laboratuvarlar da bu potansiyel sorunun farkında olmalıdır. Ülkelerdeki tespit kapasiteleri üzerindeki etkiyi sınırlandırmak için, farklı viral genleri hedefleyen paralel veya multipleks tahlillerde farklı tahliller kullanan bir yaklaşım da ortaya çıkan potansiyel varyantların tespitine olanak sağlamak için tavsiye edilmektedir.

 

Tüm ülkelerin yerel bulaşma düzeylerini değerlendirmeleri ve DSÖ kılavuzuna göre halk sağlığı ve sosyal önlemleri uyarlama dahil olmak üzere uygun önleme ve kontrol faaliyetlerini uygulamaları gerekir.

 

Akut solunum yolu enfeksiyonlarının genel bulaşma riskini azaltmak için topluluklara ve sağlık çalışanlarına temel ilkeleri hatırlatmak önemlidir:

  • Akut solunum yolu enfeksiyonlarından muzdarip insanlarla yakın temastan kaçınmak;
  • Özellikle hasta insanlarla veya çevreleriyle doğrudan temastan sonra sık sık el yıkama;
  • Akut solunum yolu enfeksiyonu semptomları olan kişiler öksürük görgü kurallarını uygulamalıdır (mesafeyi koruyun, öksürürken ve hapşırırken tek kullanımlık mendiller kullanın veya ağzınızı giysilerinle kapatınız ve ellerinizi yıkayınız);
  • Sağlık tesislerinde, hastanelerde, özellikle acil servislerde standart enfeksiyon önleme ve kontrol uygulamalarını geliştirmek; ve
  • Uygun yerlerde maske takmak ve iyi havalandırma sağlamak.

 

DSÖ, Birleşik Krallık'a ve İngiltere'den gelenler de dahil olmak üzere tüm yolcular için yukarıda listelenen sağlık önlemlerini önermektedir. Seyahat sırasında veya sonrasında akut solunum yolu hastalığını düşündüren semptomlar olması durumunda, yolcuların tıbbi yardım almaları ve seyahat geçmişlerini sağlık hizmetleri sağlayıcısı ile paylaşmaları önerilir. Sağlık yetkilileri, seyahat sağlık klinikleri, seyahat acenteleri, taşıt operatörleri ve giriş noktalarında genel akut solunum yolu enfeksiyon riskini azaltmak için yolcuları bilgilendirmek için seyahat, ulaşım ve turizm sektörleriyle birlikte çalışmalıdır.

 

En son toplantısında COVID-19 ile ilgili Acil Durum Komitesi tarafından sağlanan tavsiyeler doğrultusunda, DSÖ, Taraf Devletlerin, UST'nin 43. Maddesi (2005) uyarınca uluslararası seyahatlere uygulanan önlemleri düzenli olarak yeniden gözden geçirmelerini ve Uluslararası trafiğe önemli ölçüde müdahale eden önlemler hakkında DSÖ'ye bilgi ve mantıklı gerekçe sunmalıdır. Ülkeler ayrıca uluslararası trafiği etkileyen önlemlerin risk temelli, kanıta dayalı, tutarlı, orantılı ve zaman sınırlı olmasını sağlamalıdır.

 

DSÖ, kısa süre önce, ülkelere seyahatle ilgili risk azaltma önlemlerini kalibre etmek için karar verme sürecinde risk temelli bir yaklaşım sağlamak üzere, "COVID-19 bağlamında uluslararası seyahate risk temelli bir yaklaşımın uygulanmasına ilişkin hususlar" adlı geçici bir kılavuz yayınlamış olup bu kılavuz uluslararası seyahat bağlamında uluslararası trafiğe gereksiz müdahaleden kaçınarak SARS-CoV-2'nin seyahatle ilişkili başka ülkelere yayılması ya da başka ülkelerden importe olması ve ileriye doğru iletimini azaltmayı amaçlamaktadır.

 

DSÖ, ülkelerin risk temelli bir yaklaşım benimsemelerini tavsiye etmektedir. Ulusal makamlar, risk değerlendirme metodolojilerini ve kısıtlamaların uygulandığı çıkış ülkelerinin listesini yayınlamaya davet edilmektedir ve bunlar düzenli olarak güncellenmelidir. Her koşulda, ülkeler tarafından belirlenen temel seyahatler (örneğin, acil durum müdahale ekipleri; halk sağlığı teknik desteği sağlayıcıları; denizciler gibi ulaştırma ve güvenlik sektöründeki kritik personel; sınır dışı edilme işlemleri; gıda, ilaç ve yakıt gibi temel malzemeler için kargo taşımacılığı) her zaman önceliklendirilmeli ve kolaylaştırılmalıdır.

 

COVID-19 hakkında daha fazla bilgi için lütfen aşağıdaki linklere bakınız:

Etiketler: