SARS-COV2’NİN VARYANT SUŞLARI

31 Aralık 2020 Perşembe

Yeni varyantların bulaşıcılığı, enfeksiyon şiddeti, yeniden enfeksiyon riski ve antikor yanıtını ölçmek için epidemiyolojik ve virolojik araştırmalar yürütülmektedir.

Hastalık Salgını Haberleri

 

31 Aralık 2020  

           

            COVID-19'a yol açan virüs olan SARS-CoV-2; çok sayıda insanı enfekte ederek, ciddi hastalığa ve bununla bağlantılı uzun vadeli sağlık sekellerine neden olarak, özellikle yaşlı ve savunmasız nüfusta aşırı ölüme yol açarak, rutin sağlık hizmetlerini kesintiye uğratarak, seyahat, ticaret, eğitim ve diğer birçok toplumsal işlevde aksamalara neden olarak ve daha genel olarak insanların fiziksel ve zihinsel sağlığı üzerinde olumsuz etkileyerek insan sağlığı üzerinde küresel olarak büyük bir etkiye sahip olmuştur. COVID-19 salgınının başlangıcından bu yana, muhtemelen SARS-CoV-2'nin varyantları nedeniyle olağandışı halk sağlığı olaylarına ilişkin DSÖ'ye birkaç rapor ulaşmıştır. DSÖ, SARS-CoV-2 varyantlarının bulaşıcılıkta, klinik tabloda ve ciddiyette değişikliklere yol açıp açmadığını veya teşhis, tedavi ve aşılar dahil olmak üzere karşı önlemleri etkileyip etkilemediğini rutin olarak değerlendirmektedir. D614G mutasyonunun önceki raporları ve Danimarka Krallığı, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı ve Güney Afrika Cumhuriyeti'nden virüs varyantlarının son raporları, viral değişikliklerin etkisine olan ilgiyi ve endişeyi artırmıştır.

 

            Spike proteinini kodlayan gende D614G substitüsyonu olan SARS-CoV-2'nin bir varyantı, Ocak ayı sonlarında veya Şubat 2020'nin başlarında ortaya çıkmıştır. Birkaç aylık bir süre boyunca, D614G mutasyonu Çin'de tanımlanan ilk SARS-CoV-2 suşunun yerini aldı ve Haziran 2020'ye kadar dünya çapında dolaşımda olan virüsün baskın formu haline gelmiştir. İnsan solunum hücreleri ve hayvan modellerinde yapılan çalışmalar, ilk virüs suşu ile karşılaştırıldığında, D614G substitüsyon suşunun bulaşıcılığı ve hastalığın yayılımını artırdığını göstermiştir. D614G substitüsyonuna sahip SARS-CoV-2 virüsü daha ciddi bir hastalığa neden olmaz veya mevcut laboratuvar teşhislerinin, terapötiklerin, aşıların veya halk sağlığı önleyici tedbirlerin etkinliğini değiştirmez.

 

            Ağustos ve Eylül 2020'de, çiftlikte bulunan vizonlar arasındaki enfeksiyonla bağlantılı ve daha sonra insanlara bulaşan bir SARS-CoV-2 varyantı, Danimarka'nın Kuzey Jutland şehrinde tanımlanmıştır. Danimarkalı yetkililer tarafından "Küme 5" varyantı olarak adlandırılan varyant, daha önce gözlemlenmeyen bir mutasyon kombinasyonuna sahiptir. Danimarka'da yürütülen ön çalışmalar nedeniyle, bu varyantın insanlarda virüs nötralizasyonunun azalmasına neden olabileceği ve bunun da doğal enfeksiyon veya aşılamanın ardından bağışıklık korumasını zayıflatacağı ve süresini potansiyel olarak azaltabileceği endişesi vardır. Bu varyantla ilgili olarak insanlar arasında virüs nötralizasyonunu değerlendirmek için çalışmalar devam etmektedir. Danimarkalı yetkililer, kapsamlı araştırma ve sürveyansın ardından bugüne kadar Eylül 2020'de Küme 5 varyantıyla ilgili olarak yalnızca 12 insan vakası tespit ettiler ve geniş çapta yayılmış görünmüyor.

 

            14 Aralık 2020'de, Birleşik Krallık yetkilileri, Birleşik Krallık tarafından SARS-CoV-2 VOC 202012/01 (Varyant, 2020 yılı, 12. ay, varyant 01) olarak anılan bir varyantı DSÖ'ye bildirmiştir. Söz konusu varyant, 23 nükleotid substitüsyonunu sahiptir ve tespit edildiğinde,  Birleşik Krallık'ta dolaşımda olan SARS-CoV-2 virüsü ile filogenetik olarak bağlantılı değildir. SARS-CoV-2 VOC 202012/01'in nasıl ve nerede ortaya çıktığı belirsizdir. SARS-CoV-2 VOC 202012/01 başlangıçta Güney Doğu İngiltere'de ortaya çıkmış olup ancak birkaç hafta içinde bu coğrafi bölgedeki ve Londra'daki diğer virüs soylarının yerini almaya başlamıştır. 26 Aralık 2020 tarihi itibarıyla SARS-CoV-2 VOC 202012/01, Birleşik Krallık'ta gerçekleştirilen rutin örnekleme ve genomik testlerde tanımlanmıştır. Ön epidemiyolojik, modelleme, filogenetik ve klinik bulgular, SARS-CoV-2 VOC 202012/01'in bulaşabilirliği artırdığını göstermektedir. Bununla birlikte, ön analizler, Birleşik Krallık'ta dolaşımda olan diğer SARS-CoV-2 virüslerine kıyasla hastalık şiddetinde (hastanede kalış süresinin uzunluğu ve 28 günlük vaka ölüm oranıyla ölçüldüğü üzere) veya yeniden enfeksiyon oluşumunda herhangi bir değişiklik olmadığını da göstermektedir. VOC 202012/01 varyantındaki mutasyonlardan bir diğeri olan 69 / 70del pozisyonundaki delesyonun, bir S geni hedefini baz alan tanısal PCR testlerinin performansını etkilediği tespit edilmiştir. Dünya çapında kullanımda olan çoğu PCR tahlilinde birden fazla hedef kullanılır ve bu nedenle varyantın teşhis üzerindeki etkisinin önemli olması beklenmemektedir. Laboratuvar değerlendirmesi, antijen bazlı yanal akış cihazlarının performansı üzerinde önemli bir etki göstermemiştir. 30 Aralık itibariyle, VOC-202012/01 varyantı, altı DSÖ bölgesinin beşinde 31 diğer ülke / yönetim bölgesi / bölgede rapor edilmiştir.

 

            18 Aralık'ta, Güney Afrika'daki ulusal yetkililer, Güney Afrika'nın üç ilinde hızla yayılan yeni bir SARS-CoV-2 varyantının tespit edildiğini duyurmuştur. Güney Afrika, bir N501Y mutasyonu nedeniyle bu varyantı 501Y.V2 olarak adlandırmıştır. İngiltere'den SARS-CoV-2 VOC 202012/01 de N501Y mutasyonuna sahipken, filogenetik analiz Güney Afrika'dan 501Y.V2'nin farklı virüs varyantları olduğunu göstermiştir. 16 Kasım'da başlayan haftada, Güney Afrika sağlık otoriteleri tarafından yapılan rutin genetik sekanslama, bu yeni SARS-CoV-2 varyantının East Cape, Western Cape ve KwaZulu-Natal illerinde dolaşan diğer SARS-CoV-2 virüslerinin yerini aldığını tespit etmiştir. Genomik veriler, 501.V2 varyantının Güney Afrika'da dolaşımda olan diğer soyları hızla yerinden ettiğinin altını çizerken ve ön çalışmalar, varyantın daha yüksek bir viral yük ile ilişkili olduğunu ve bunun da daha yüksek bulaşıcılığa neden olabileceğini ileri sürmekte olup bulaşıcılığı etkileyen diğer faktörlerle ilgili daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Dahası, bu aşamada, yeni varyantın daha şiddetli hastalık veya daha kötü sonuçlarla ilişkili olduğuna dair net bir kanıt yoktur. Bulaşma üzerindeki etkiyi, enfeksiyonun klinik ciddiyetini, laboratuvar teşhislerini, terapötikleri, aşıları veya halk sağlığı önleyici tedbirleri anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. 30 Aralık itibarıyla, Güney Afrika'da görülen 501Y.V2 varyantı bugüne kadar dört farklı ülkeden bildirilmiştir.

 

            Halk sağlığı yanıtı

 

Yetkililer, bu yeni varyantların bulaşıcılığını, enfeksiyon şiddetini, yeniden enfeksiyon riskini ve antikor yanıtını ölçmek için epidemiyolojik ve virolojik araştırmalar yürütmektedir. SARS-CoV-2 VOC 202012/01 ve 501Y.V2’de tespit edilen mutasyonlar (N501Y), reseptör bağlanma alanında olduğu için, yetkililer, aşı performansı üzerinde herhangi bir etki olup olmadığını belirlemek için, iyileşen ve aşılanan hastalardan alınan serumların bu varyantlara karşı nötralizasyon aktivitesini araştırmaktadır. Söz konusu çalışmalar devam etmektedir.

 

SARS-CoV-2 VOC 202012/01 ve 501Y.V2 varyantlarının genomik verileri, ulusal makamlar tarafından paylaşılmış ve Kuş Gribi Verilerini Paylaşma Küresel Girişimi'ne (GISAID) yüklenmiş olup virüsün genomik sürveyansı küresel olarak devam etmektedir.

 

Aşağıdaki faaliyetler başlatılmıştır:

 

  • Virüs varyantlarını bildiren ulusal yetkililer, bu yeni varyantların ne kadar geniş bir alanda dolaşımda olduğunu anlamak için yoğunlaştırılmış örnekleme yapmaktadır.

 

  • Ulusal bilimsel ekipler, mutasyonların yeniden enfeksiyon potansiyeli, aşılama, tanı testleri, enfeksiyon şiddeti ve bulaşıcılık üzerindeki etkisini araştırmaktadır.

 

  • Araştırmacılar ve hükümet yetkilileri, sonuçlar elde edildikçe epidemiyolojik, modelleme, filogenetik ve laboratuvar bulgularını değerlendirmek için DSÖ ile çalışmakta ve DSÖ SARS-CoV-2 virüs evrimi çalışma grubu üyeleriyle işbirliği yapmaktadır.

 

  • DSÖ, devam eden sistematik klinik ve epidemiyolojik sürveyans, mümkün olan yerlerde genetik sekanslama kapasitesininin tesisi ve sekanslama ve filogenetik analizler için örneklerin uluslararası sekanlama servislerine gönderilmesinin sağlanması yoluyla  mevcut sürveyans sistemlerinin nasıl güçlendirileceği ya da adapte edileceği konusunda diğer ülkelerle birlikte çalışmaktadır.

 

  • SARS-CoV-2 varyantlarının halk sağlığı üzerindeki etkilerini halka açıklamak ve yüz siperi takmak, el hijyeni ve öksürük görgü kurallarına uymak, fiziksel mesafeyi korumak, iyi havalandırma sağlamak ve kalabalık yerlerden kaçınmak gibi bulaşmayı azaltmak için devam eden önleyici tedbirlerin sürdürülmesinin önemini vurgulamak için  risk iletişimi ve toplumsal katılım faaliyetleri artırılmıştır.

 

Salgının başlangıcından itibaren virüs mutasyonlarını izleyen WHO'nun SARS-CoV-2 küresel laboratuvar ağının bir parçası olarak Haziran 2020'de dizileme, biyoinformatik ve in vivo ve in vitro laboratuvar çalışmalarındaki uzmanlardan oluşan özel bir virüs evrimi çalışma grubu kurulmuştur.

 

Virüs Evrimi Çalışma Grubu;

 

1) ilgili mutasyonları (potansiyel olarak) belirlemek ve önceliklendirmek için mekanizmaları güçlendirmek;

 

2) ilgili mutasyonları erken tespit etmek ve viral özelliklerle (ör. Virülans, bulaşma) ve mevcut ve gelecekteki karşı önlemlerin (ör. Teşhisler, aşılar ve terapötikler) etkinliğiyle ilgili olası etkileri araştırmak;

 

3) mutasyonların olumsuz etkisini azaltmak için olası azaltma stratejilerini değerlendirmek ve

 

4) varyantların laboratuar kontrollü in vitro ve in vivo çalışmaları dahil olmak üzere spesifik mutasyonların etkisini incelemek için çalışmaktadır. Tam genom dizilerinin paylaşılması, ortaklar tarafından yapılan ayrıntılı analizleri kolaylaştırmaktadır. Çalışma Grubu, genel olarak viroloji ve özellikle koronavirüsler alanında geniş bir uzmanlık alanına sahip uluslararası bilim insanlarıyla işbirliği yaparak araştırma bulgularını daha iyi anlamak ve daha ileri çalışmaları desteklemek için çalışmaktadır.

 

DSÖ risk değerlendirmesi

 

SARS-CoV-2 dahil olmak üzere tüm virüsler, bulaşıcılığını veya bulaşabilirliğini artırma ve bazen yayılmayı sınırlama açısından virüse doğrudan bir fayda sağlamadan zaman içinde değişir (COVID-19 ve ilgili sağlık konularında Soru-Cevap bölümüne bakın). Virüs mutasyonu potansiyeli, insan ve hayvan enfeksiyonlarının sıklığı ile artar. Bu nedenle, yerleşik hastalık kontrol yöntemlerini kullanarak SARS-CoV-2'nin bulaşmasını azaltmak ve virüsün hayvan popülasyonlarında görülmesini engellemek, halk sağlığı üzerine olumsuz etkilere sahip mutasyonların oluşumunu azaltmak küresel stratejinin kritik yönleridir.

 

Ön veriler, yeni varyant VOC-202012 / 01'in toplumsal sirkülasyonu ile Birleşik Krallık bölgelerinde büyüme oranının ve etkili üreme sayısının yükseldiğini göstermektedir. Güney Afrika'da genomik veriler, 501Y.V2 varyantının dolaşımdaki diğer soyları hızla yerinden ettiğinin altını çizmiş olup ön çalışmalar, varyantın daha yüksek bir viral yük ile ilişkili olduğunu ileri sürmektedir ki bu artan bulaşma potansiyeline işaret etmekle birlikte bu ve bulaşıcılığı etkileyen diğer faktörlerle ilgili daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Bu topluluklardaki vakaların artışı ve bu varyantların artan bulaşıcılığının potansiyel rolünü ve kontrol önlemlerinin uygulanmasının sağlamlığını anlamak için epidemiyolojik araştırmalar devam etmektedir. İlk değerlendirme 202012/01 ve 501Y.V2'nin klinik tabloda veya hastalığın şiddetinde değişikliklere neden olmadığını öne sürmektedir eğer öyle olsaydı daha yüksek bir vaka insidansı ortaya çıkacak ve bu da COVID-19 ile ilgili olarak hastaneye yatış ve ölümlerde bir artışa yol açacaktı. Bu varyantların bulaşmasını kontrol altına almak için daha yoğun halk sağlığı önlemleri gerekebilir.

 

Belirli mutasyonların viral özellikler üzerindeki etkisini ve teşhis, tedavi ve aşıların etkinliğini anlamak için daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. Bu araştırmalar karmaşıktır ve farklı araştırma grupları arasında zaman ve işbirliği gerektirir. Söz konusu çalışmalar devam etmektedir.

 

DSÖ tavsiyesi

 

Ulusal ve yerel makamlar, devam eden epidemiyolojik sürveyans ve stratejik testler yoluyla salgınlarını yakından tabip etmek dahil olmak üzere mevcut hastalık kontrol faaliyetlerini güçlendirmeye devam etmelidir ki bunlar arasında salgın araştırması ve temaslı takibi yapmak ve uygun olan yerlerde, SARS-CoV-2 bulaşmasını azaltmak için halk sağlığı ve sosyal önlemlerin tesis edilmesi  yer almaktadır.

 

DSÖ, SARS-CoV-2 iletimini daha iyi anlamak ve varyantların ortaya çıkışını itakip etmek için, uygun olan yerlerde ülkelere SARS-CoV-2 virüslerinin rutin sistematik sekanslama çalışmalarını artırmalarını tavsiye etmektedir. Sekanslama verileri, kamuya açık veritabanları aracılığıyla uluslararası olarak paylaşılmalıdır. Sekanslama kapasitesine sahip ülkelerde, DSÖ, sistematik olarak seçilmiş bir SARS-CoV-2 enfeksiyon alt kümesinden izolatların sekanslanmasını tavsiye eder - miktar yerel kapasitelere bağlı olacaktır. Genetik sekanslama-sıralama, olağandışı bulaşma olaylarının (örneğin mevcut kontrol önlemlerine rağmen artan bulaşma) veya beklenmedik hastalık tablosu / şiddetinin araştırılmasının bir parçası olarak da düşünülmelidir. Sınırlı sekanslama kapasitesinin mevcut olduğu durumlarda, ülkeler kamu, akademik ve özel dizileme laboratuvarları ile işbirliği içinde kapasiteyi artırmaya teşvik edilmektedir ve COVID-19 referans laboratuvar ağında işbirliği yapan laboratuvarlarda sekanslama çalışması yaptırabilir.

 

SARS-CoV-2 mutasyonları beklenirken, yeni virüs varyantlarının halk sağlığı üzerindeki etkilerini takip etmek önemlidir. SARS-CoV-2 varyantlarıyla ilişkili virüsün iletilebilirliğindeki herhangi bir artış kontrolü daha zor hale getirebilir. DSÖ tarafından tavsiye edilen mevcut hastalık kontrol önlemleri etkili olmaya devam etmektedir ve yeni bir varyantla ilişkili olsun ya da olmasın artan hastalık insidansına yanıt olarak uyarlanmalıdır.

 

Kendinizi ve başkalarını korumaya yönelik sosyal mesafeyi koruma, maske takmak, odaları iyi havalandırmak, kalabalıklardan kaçınmak, elleri temizlemek ve dirseğe veya mendile öksürmek gibi önlemler de dahil olmak üzere, halk için hastalık önleme tavsiyeleri ve iletişim daha da güçlendirilmelidir. Ayrıca, enfeksiyon önleme ve kontrol rehberliği ve tedbirleri aşağıdakiler dahil olmak üzere güçlendirilmelidir:

 

  • Akut solunum hastalığı olan kişilerin bakımıyla uğraşırken uygun kişisel koruyucu ekipman kullanın,

 

  • Özellikle hasta insanlarla veya çevreleriyle doğrudan temastan sonra sık sık el yıkayın.

 

  • Öksürük görgü kurallarını uygulayın (mesafeyi koruyun, öksürük ve hapşırıkları ağzınızı ve burnunuzu tek kullanımlık mendiller veya giysilerle kapatın ve ellerinizi yıkayın),

 

  • Hastanelerde, özellikle acil servis departmanlarında standart enfeksiyon önleme ve kontrol uygulamalarını iyileştirin,

 

  • Uygun olduğunda maske takın, mümkün olduğunca iyi havalandırma sağlayın ve kalabalık yerlerden kaçının.

DSÖ, kısa bir süre önce, COVID-19 Pandemisi bağlamında uluslararası seyahat edenler için aşağıdaki ilkeleri öneren, "COVID-19 bağlamında uluslararası seyahatlere risk temelli bir yaklaşım uygulamaya yönelik hususlar" adlı bir ara kılavuz yayınlamıştır:

 

  • Doğrulanmış, muhtemel ve şüpheli vakalar ve teyit edilmiş veya muhtemel vakaların temaslıları seyahat etmemelidir

 

  • COVID-19 ile uyumlu herhangi bir belirti veya semptomu olan kişiler, COVID-19 teşhis testi yapılmadıkça ve SARS-CoV-2 enfeksiyonunun hastalığın nedeni olduğu dışlanmadıkça seyahat etmemelidir.

 

  • Hasta olan kişilere seyahatlerini ertelemeleri tavsiye edilmelidir.
  • COVID-19'dan ciddi hastalık geliştirme riski taşıyan kişilere, 60 yaş ve üstü kişiler veya şiddetli COVID-19 riski (örn. Kalp hastalığı, kanser ve diyabet) içeren komorbiditeleri olan kişiler de dahil olmak üzere seyahatlerini ertelemeleri tavsiye edilmelidir.

 

  • Yerel kısıtlamalara bağlı olarak, toplum çapında seyahat etme kısıtlamalarının uygulandığı bölgelerde ikamet eden kişilerin, zorunlu olmayan amaçlarla seyahat etmelerine izin verilmemelidir.

 

  • Seyahat sırasında veya sonrasında akut solunum yolu hastalığını düşündüren semptomlar olması durumunda, gezginlerin tıbbi yardım almaları ve seyahat geçmişlerini sağlık hizmetleri sağlayıcısı ile paylaşmaları teşvik edilir.

 

Sağlık yetkilileri, yeni varyantlardan etkilenen ülkeler de dahil olmak üzere yolculara yukarıda belirtilen bilgileri seyahat sağlık klinikleri, seyahat acenteleri, taşıt operatörleri aracılığıyla ve giriş noktalarında sağlamak için seyahat, ulaşım ve turizm sektörleriyle etkilenen ülkelerle kara sınırlarına yakın topluluklarla birlikte çalışmalıdır.

 

Geçici kılavuz ayrıca ülkelere, seyahatle ilişkili ihracat, ithalat ve SARS-CoV-2'nin daha fazla yayılımını azaltmayı amaçlayan, uluslararası seyahat bağlamında seyahatle ilgili risk azaltma önlemlerini kalibre ederek uluslararası trafiğe gereksiz müdahaleden kaçınmayı ve karar verme konusunda risk temelli bir yaklaşım sağlar. Bazı ülkeler, yeni varyantların ortaya çıkmasına yanıt olarak son zamanlarda ihtiyati bir önlem olarak seyahat kısıtlamaları getirmiştir. DSÖ, tüm ülkelere, uluslararası seyahat bağlamında önlemleri ayarlamak için risk temelli bir yaklaşım benimsemelerini tavsiye eder; bu yaklaşım içinde  yerel bulaşma, sağlık hizmetleri kapasitesi, belirli varyantların iletilebilirlik düzeyi hakkında bilinenler; kısıtlamaların sosyal ve ekonomik etkisi ve halk sağlığı ve sosyal önlemlere uymak yer almaktadır. Ulusal yetkililer, risk değerlendirme metodolojilerini ve sınırlamaların geçerli olduğu çıkış ülkelerinin veya alanlarının listesini yayınlamaya teşvik edilmekte olup bunlar düzenli olarak güncellenmelidir.

 

En son toplantısında COVID-19 ile ilgili Acil Durum Komitesi tarafından sağlanan tavsiyeler doğrultusunda, DSÖ, Taraf Devletlerin, UST'nin 43. Maddesi (2005) uyarınca uluslararası seyahatlere uygulanan önlemleri düzenli olarak yeniden gözden geçirmelerini ve Uluslararası trafiğe önemli ölçüde müdahale eden önlemler hakkında DSÖ'ye bilgi ve mantıklı gerekçe sunmalıdır. Ülkeler ayrıca uluslararası trafiği etkileyen önlemlerin risk temelli, kanıta dayalı, tutarlı, orantılı ve zaman sınırlı olmasını sağlamalıdır.

 

Her koşulda, ülkeler tarafından belirlenen temel seyahatler (örneğin, acil durum müdahale ekipleri; halk sağlığı teknik desteği sağlayıcıları; denizciler gibi ulaştırma ve güvenlik sektöründeki kritik personel; sınır dışı edilme işlemleri; gıda, ilaç ve yakıt gibi temel malzemeler için kargo taşımacılığı) her zaman önceliklendirilmeli ve kolaylaştırılmalıdır.

COVID-19 hakkında daha fazla bilgi için lütfen aşağıdaki linklere bakınız:

 

Etiketler: