11. UST ACİL DURUM KOMİTESİ’NİN ÇOCUK FELCİNİN ULUSLARARASI YAYILIMINA İLİŞKİN AÇIKLAMASI (AFGANİSTAN, PAKİSTAN, NİJERYA, KAMERUN, ÇAD VE NİJER.)

11 Kasım 2016 Cuma

Acil Durum Komitesi, oy birliği ile poliovirüsün uluslararası yayılımının Uluslararası Önemi Haiz Halk Sağlığı Acil Durumu olmaya devam ettiğine karar vermiş ve Geçici Tavsiyelerin üç ay daha uzatılmasını önermiştir.

11. UST Acil Durum Komitesi’nin Çocuk Felcinin

Uluslararası Yayılımına İlişkin Açıklaması (Afganistan, Pakistan, Nijerya, Kamerun, Çad ve Nijer.)

 

Uluslararası Sağlık Tüzüğü (UST) (2005) kapsamındaki Acil Durum Komitesi’nin, çocuk felcinin uluslararası yayılımına ilişkin 11. toplantısı, 11 Kasım 2016 tarihinde Genel Direktör tarafından telekonferans yoluyla yapıldı.

 

Acil Durum Komitesi, vahşi çocuk felci virüsü (WPV1) ile dolaşımda olan aşı kaynaklı çocuk felci virüslerine (cVDPV) ilişkin verileri inceledi. Sekreterya, Geçici Önerilere tabi olan etkilenmiş UST Taraf Ülkelerine dair bir ilerleme raporu sundu. Aşağıdaki UST Taraf Ülkeleri, Komite’nin 11 Ağustos 2016’daki toplantısından bu yana uygulanan DSÖ Geçici Önerilerine dair son duruma ilişkin açıklama yaptılar: Afganistan, Pakistan, Nijerya, Kamerun, Çad ve Nijer.

Vahşi Çocuk Felci

Genel olarak, Komite, Pakistan ve Afganistan’daki istikrarlı ilerlemeden memnun olmuştur ancak, Nijerya’da tespit edilen dört vahşi poliovirüs tip 1 (WPV1) vakasının, polionun yok edilmesine bir sekte olduğunu belirtmiştir. Nijerya’daki çocuk felcini yok etme programının hızlı yanıtı, Komite’ye tekrar güven vermiştir. Komite, yok etmeye yaklaştıkça bu gibi sektelerin beklenebileceğini kabul etmiştir, ancak bunların küresel çocuk felci finaline ulaşılması açısından bir tehdit oluşturduğunu da ifade etmektedir. 

Komite, Afganistan ve Pakistan’da kaydedilen ilerlemeyi memnuniyetle karşılamış ve bu altbölgenin bir epidemiyolojik blok oluşturduğunu belirterek iki ülke arasındaki uzun uluslararası sınır boyunca işbirliği üzerindeki vurguyu yinelemiştir.

Komite Pakistan’da, 2016 yılında erişilemeyen çocukların sayısında gerçekleşen büyük azalmayı çok önemli bir başarı olarak değerlendirmiştir. Ancak, vahşi poliovirüs tip 1’in kısa süre önce Pakistan’dan Afganistan’ın Paktika şehrine eksporte edilmiş olması, bu iki ülke arasında uluslararası yayılımı durdurmanın zorluğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, Pakistan’da WPV1 için test sonucu pozitif çıkan çevresel numunelerin oranı 2016 boyunca % 10 civarında kalmış ve geniş bir coğrafi alan boyunca pozitif çıkan numuneler tespit edilmiştir. Çoğu vakada, çevresel numuneler, hiçbir vahşi polio vakasının tespit edilmediği alanlarda, ki bu durum toplum bağışıklığının yüksek olduğunu gösterir, pozitif sonuç vermiştir ve bu da gözden kaçırılan vakaların bulunma olasılığınu yükseltmektedir.  

Komite, Afganistan’nın bazı bölgelerinde, daha fazla sayıda çocuğa erişilmesini engelleyecek  olan gittikçe kötüleşen güvenlik hususu sebebiyle endişelidir. Bu durum yok etme sürecinin tamamlanmasına yönelik endişeyi de artırmaktadır. Paktika şehrinin Bermel bölgesindeki son salgın, mülteciler, yurda dönenler, ülkesinde yerinden edilmiş kişiler ve göçebe gruplar gibi toplum bağışıklığı düşük, yüksek oranda hareketliliği olan yüksek riskli nüfus kesimleri açısından Afganistan’daki hassasiyeti gözler önüne sermektedir. Komite, Afganistan’dan (Pakistan’a, 14 Eylül 2015’te) son eksportasyonun 13 aydan fazla süre önce gerçekleştiğini belirtmiştir.     

Komite, Nijerya’yı, acil durum fonunun kullanımı dahil, yeni WPV1 vakalarına hızlı müdahalesi ve ayrıca iletişiminin şeffaflığı dolayısıyla takdir etmiştir. Ancak, Kuzey Nijerya’da tamamen veya kısmi olarak erişimin sağlanamadığı ve polioyu yok etme çalışanları ve gönüllüleri açısından  tehlike oluşturabilecek önemli güvenlik risklerinin olduğu, azımsanamayacak oranda bir nüfus hala bulunmaktadır. Yakın zamanda izole edilmiş dört poliovirüsün üç-dört yıldır dolaşımda olduğu düşünüldüğünde, Komite, bu virüslerin bu alanlarda dolaşma olasılığının çok yüksek olduğu sonucuna varmış ve polioyu yok etme çabaları açısından buradaki nüfuslara ulaşmanın önemini belirtmiştir. Çad Gölü havzasındaki ülkelere veya Sahraaltı Afrika’da daha uzağa uluslararası yayılım riskinin çok yüksek olduğu düşünülmektedir. Komite, Nijerya, Kamerun, Çad, Nijer ve Orta Afrika Cumhuriyeti’ni de içine alan Çad Gölü havzasındaki ülkelerin, alt-bölgesel koordinasyon için Çalışma Kolu oluşturmalarından ötürü memnun olmuştur. Bunun yapılması, erişilemeyen alanlara erişimin sağlanması için fırsat yaratacaktır. Örneğin, Nijerya’dan erişilemeyen Çad Gölü’ndeki Nijerya adalarına Çad üzerinden erişim sağlanması mümkün olabilecektir.

Komite, Somali, Kamerun, ve Ekvator Ginesi’nden son raporları almıştır. Bu üç ülke, UST Çocuk Felci Acil Durum Komitesi tarafından tanımlanmış bir risk kategorisi olan poliovirüs importasyonuna açık olan üyeler listesinde yer almaktaydı. 12 aydan sonra listedeki ülkelerden Komite’ye, poliovirüs salgınlarına karşı hassasiyeti azaltmak için yürüttükleri faaliyetleri gösteren bir rapor sunmaları istenmektedir. Bu raporlara dayanarak Komite, ülkelerin riske açık ülkeler listesinde kalıp kalmamaları gerektiğine karar verir. Bu ülkelerden gelen raporları inceledikten sonra Komite şu tavsiyelerde bulunmuştur: WPV1 salgınına coğrafi yakınlığı ve Çad Gölü bölgesinde poliovirüsün dolaşımda olma olasılığına dayanarak, Kamerun’un hala riske açık olduğu düşünülmektedir. Ekvator Ginesi de zayıf sürveyans, düşük rutin aşılama kapsamı ve bu hassasiyete yönelik azalan ulusal çabalar dahil olmak üzere çok yetersiz  faaliyetleri dikkate alındığında hala riske açıktır. Buna karşın, Somali’de erişilemeyen ve aşılanmamış geniş bir nüfus olmasına rağmen, bu bölgedeki sürveyans yayılımı önlemek açısından yeterlidir ve ülkenin diğer bölgelerinde ulusal program hala güçlüdür. 

Aşı Kaynaklı Poliovirüs

Komite, sırasıyla Mayıs ve Ağustos 2016’da gerçekleştirilen önceki toplantılardan bu yana  yeni dolaşımda olan aşı kaynaklı herhangi bir poliovirüs (cVDPV) vakasının olmadığını belirtmiştir. Ancak, Nijerya, Borno’dan bir WPV1 vakasının sağlıklı bir çocuk temaslısının Ağustos 2016’daki test sonucu, Mart 2016’daki pozitif bir çevresel numunede bulunan ve Borno eyaletinde hala dolaşımın olduğunu ortaya çıkaran, dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüs tip 2’nin aynı zinciri açısından pozitif sonuç vermiştir. Dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüs tip 2’nin (cVDPV2), vahşi poliovirüs tip 1 gibi mevcudiyetini sürdürdüğü ancak aynı erişilemeyen nüfusta tespit edilememiş olduğu ve komşu ülkelere uluslararası yayılım riskinin devam ettiği sonucu çıkarılmıştır.  

Gine’de en son cVDPV (dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüs) vakası Aralık 2015’te görülmüştür.. Ancak, Komite, hem Gine içerisindeki komşu bölgelere hem de Liberya ve Sierra Leone’nin postEbola’dan etkilenmiş komşu  ülkelerine yayılım riskinin devam ettiğini düşünmektedir, çünkü aktif sürveyans çok kısa süre önce başlamıştır ve gözden kaçırılan yayılım olasılığı dikkate alınmalıdır. Liberya ve Sierra Leone’deki sürveyans boşluklarına müdahale daha fazla çaba gerektirmektedir.

Komite Myanmar ve Madagaskar’dan “12 aylık raporları” almıştır ve bu ülkelerde dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüs vakaları tespit edileli şu an itibariyle 13 aydan uzun süre olduğunu belirtmiştir. Sürveyansta bazı boşluklar bulunsa da, dolaşımın durduğu görülmektedir.

Sonuç

Komite, oy birliği ile poliovirüsün uluslararası yayılımının Uluslararası Önemi Haiz Halk Sağlığı Acil Durumu olmaya devam ettiğine karar vermiş ve geçici tavsiyelerin üç ay daha uzatılmasını önermiştir. Komite, bu sonuca varılmasında aşağıdaki faktörleri dikkate almıştır:

  • Nijerya’daki yeni vahşi poliovirüs tip 1 salgınının, erişimin olmaması sebebiyle sürveyansın engellendiği yüksek riskli alanların bulunduğunu gözönüne sermesi ve bu durumun, WPV’nin tespit edilemeden yıllarca dolaşıma devam etmesi ile sonuçlanması. Çad Gölü altbölgesinde yayılım riski çok yüksek görünmektedir. 
  • 2016 yılı boyunca Pakistan’dan Afganistan’a vahşi poliovirüsün uluslararası yayılımının devam etmesi ve bu durumun riske açık popülasyonlarda yoğun bulaşma ile sonuçlanması.
  • Pakistan’daki çevresel numunelerde pozitif WPV1’in devam etmesi ve geniş coğrafi dağılımı.
  • Halihazırda çocuk felcini yok etmeye geçmişte olunduğundan çok daha yakın olunmasının özel ve sıradışı şartları.
  • Dünyanın en ciddi aşı ile önlenebilir hastalıklarından birini küresel olarak yok etmede başarısızlık riski ve bunun tabi maaliyeti. Küresel yayılım ve onunla birlikte uluslararası yayılım olasılığı önemli ölçüde azalmış olsa da eğer gerçekleşirse uluslararası yayılımın sonuçları ve etkisi ağır olacaktır.
  • Polio vakaları düşmeye devam ettikçe ve yok etme bir olasılık haline geldikçe küresel bir rehavete kapılma ihtimali.
  • Aşılama sistemlerinin çatışma veya karmaşık acil durumlardan ötürü zayıfladığı veya aksadığı sayısı artan ülkelerde, daha fazla uluslarası yayılımın ciddi sonuçları. Bu hassas ülkelerdeki popülasyonlar çocuk felci salgınlarına açıktır. Hassas ülkelerdeki salgınların kontrol edilmesi çok zordur ve son safhasında küresel çocuk felci yok etme girişimlerinin tamamlanmasını tehlikeye düşürebilir.   
  • Vahşi poliovirüse ilişkin bağışıklama ve sürveyansın geliştirilmesi, uluslararası yayılımın durdurulması ve yeni yayılım riskinin azaltılması için koordineli bir uluslararası müdahale gerekliliğinin devam etmesi.
  • Polionun uluslararası yayılımı daha çok kara sınırları üzerinden gerçekleştiği için bölgesel bir yaklaşımın ve güçlü sınır ötesi işbirliğinin önemli olması. Aktif poliovirüs yayılımının olduğu bölgelerden uzaklara uluslararası yayılım riskinin devam ettiği de dikkate alınmalıdır. 
  • Dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüs konusuna ek olarak:
    • Dolaşımdaki aşı kaynaklı poliovirüsler uluslararası yayılım için bir risk oluşturur ve uygun önlemlerin alındığı hızlı bir müdahale olmadığı sürece, yukarıda belirtildiği üzere riske açık popülasyonları tehdit eder;
    • Dolaşımdaki aşı kaynaklı poliovirüs tip 2’nin Nijerya’da, muhtemel olarak Gine’de ve Laos Demokratik Halk Cumhuriyeti’nde devam eden sirkülasyonu, polio finalinin kritik aşamasında popülasyon bağışıklığında önemli boşlukların olduğunu göstermektedir;
    • Nisan 2016’da oral poliovirüs aşısının tip 2 bileşeninin küresel olarak senkronize şekilde geri çekilmesini takiben, dolaşımdaki aşı kaynaklı poliovirüs tip 2’yi önlemeye yönelik aciliyetin devam etmesi;
    • Emniyetsizlik ve Ebola dahil diğer acil durumlardan etkilenmiş bölgelerde rutin aşılamayı geliştirmeye yönelik devam eden mücadeleler;
    • Küresel inaktive polio aşısı eksikliğinin dolaşımdaki aşı kaynaklı poliovirüs açısından ilave tehdit oluşturması.

Risk Kategorileri

Komite, Genel Direktör’e  vahşi poliovirüs ve dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüsün uluslararası yayılım riskini azaltma amacıyla risk sınıflandırmasına dayanarak aşağıdaki tavsiyeleri sunmuştur:

Vahşi poliovirüs

  • Halihazırda vahşi poliovirüsü eksporte eden ülkeler;
  • Vahşi poliovirüs ile enfekte olmuş ancak şuan eksporte etmeyen ülkeler;
  • Artık vahşi poliovirüs ile enfekte olmayan ancak uluslararası yayılım riskine açık olmaya devam eden ülkeler.

Dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüs

  • Halihazırda dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüsü eksporte eden ülkeler;
  • Dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüs ile enfekte olmuş ancak şuan eksporte etmeyen ülkeler;
  • Artık dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüs ile enfekte olmayan ancak aşı kaynaklı poliovirüsün ortaya çıkma veya dolaşımda olma riskine hala açık olan ülkeler.

Komite herhangi bir yeni eksportasyonun olmadığının tespiti sürecini ve herhangi bir yeni vahşi poliovirüs veya dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüs vakası veya çevresel izolatının olmadığının tespiti sürecini değerlendirmek için aşağıdaki kriterleri uygulamıştır:

Artık eksporte etmeyen ülkeleri değerlendirme kriterleri (yeni herhangi bir vahşi poliovirüs veya dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüs eksportasyonunun olmadığının tespiti)

  • Poliovirüs Vakası: En son eksportasyondan kaynaklanan ilk vakanın başlangıç tarihinden 12 ay sonra ARTI vaka tespiti, araştırma, laboratuvar testi ve raporlama süreci için bir ay, veya en son importasyondan kaynaklı ilk vakanın 12 ayı içerisinde başlayan bildirilmiş tüm akut flask paralizi (AFP) vakaları polio testinden geçirilip yeni importe edilmiş WPV1 veya cVDPV olmadıkları belirlendiğinde ve ilk vakanın 12 ayı içerisinde toplanan çevresel numuneler de negatif sonuç verdiğinde(Hangisi daha uzun sürerse).  
  • Eksporte edilmiş poliovirüsün çevresel izolasyonu: Yeni eksportasyonu alan ülkede ilk pozitif çevresel numunenin alınmasından sonra 12 ay ARTI laboratuvar testi ve raporlama süreci için bir ay.

Artık enfekte olmayan ülkeleri değerlendirme kriterleri (hiçbir vahşi poliovirüs veya dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüsün tespit edilmemesi)

  • Poliovirüs Vakası: En son vakanın başladığı tarihten sonra 12 ay ARTI vaka tespiti, araştırma, laboratuvar testi ve raporlama süreci için bir ay veya son vakadan sonraki 12 aylık süre içerisinde başlayan bildirilmiş tüm AFP vakaları polio için test edilip WPV1 veya cVDPV olmadıkları belirlendiğinde ve son vakadan sonraki 12 aylık süre içerisinde alınan çevresel numuneler negatif sonuç verdiğinde( hangisi daha uzun sürer ise).
  • Vahşi poliovirüs veya dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüsün çevresel izolasyonu (hiçbir poliovirüs vakası yok): En son pozitif çevresel numunenin alınmasından sonra 12 ay ARTI laboratuvar testi ve raporlama süreci için bir ay.

Geçici Öneriler

Halihazırda vahşi poliovirüs veya dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüsü eksporte eden ülkeler

Şuan Pakistan (en son vahşi poliovirüs eksportasyonu 2 Ağustos 2016’da, Afganistan’a).

Eksporte eden ülkelerin yapması gerekenler:

  • Eğer henüz yapmadılarsa, devlet veya hükümet başkanı seviyesinde, poliovirüs yayılımının durdurulmasının ulusal bir halk sağlığı acil durumu olduğu resmi olarak ilan edilmelidir; bu ilanın zaten yapıldığı yerlerde, acil durum statüsü sürdürülmelidir.
  • Her yaştan tüm yerliler ve uzun süreli ziyaretçilerin (örneğin, dört haftadan uzun süre), uluslararası ziyaretten önce dört hafta ile 12 ay arasında bir doz oral poliovirüs aşısı (OPV) veya inaktive poliovirüs aşısı (IPV) olması sağlanmalıdır.
  • Önceki dört hafta ile 12 ay içerisinde bir doz OPV veya IPV almamış olup acilen seyahate çıkması gerekenler (örn. dört hafta içinde), en azından kalkış zamanı öncesi bir doz polio aşısı olması sağlanmalıdır, bunun yapılması da, özellikle sürekli seyahat edenler için, fayda sağlayacaktır.
  • Bu gibi yolculara, polio aşılarını kayıt altına almak ve aşı kanıtı olarak sunulmasını sağlamak için, UST Ek 6’da belirtilen formatta bir Uluslararası Aşı veya Profilaksi Sertifikası verilmelidir.
  • Kalkış noktasında, gerekli polio aşısı belgesi eksik olan herhangi bir yerlinin uluslararası seyahati kısıtlanmalıdır. Bu öneriler, taşıta bakılmaksızın (karayolu, hava, deniz), tüm kalkış noktalarından hareket eden uluslararası yolcular için geçerlidir.  
  • Pakistan ve Afganistan arasındaki sınır boyunca insan hareketliliğinin vahşi poliovirüsün eksportasyonunu kolaylaştırmaya devam ettiği dikkate alındığında, her iki ülkenin de, sınırı geçen yolcular ve yüksek riskteki sınır ötesi popülasyonların aşılama kapsamını önemli ölçüde artırmak için ulusal, bölgesel ve yerel seviyelerde koordinasyonu önemli ölçüde artırarak sınır ötesi çabalarını kuvvetlendirmeleri gerekmektedir. Her iki ülke de uzun yıllar ana kara geçişlerinde daimi aşılama ekipleri bulundurmuştur. Sınır ötesi çabaların geliştirilmiş koordinasyonu, kara transit noktalarında aşılama kalitesinin yakından denetimi ve takibinin yanısıra sınırı geçtikten sonra aşılanmadığı belirlenen yolcu oranının takibini de içermelidir.
  • Şu kriterler sağlanana kadar bu önlemler sürdürülmelidir: (i) yeni eksportasyonlar olmadan geçen en az altı ay ve (ii) tüm enfekte ve yüksek riskli bölgelerde yok etmeye yönelik yüksek kalitedeki faaliyetlerin tam olarak uygulandığına dair dökümantasyon; bu dökümantasyonun olmaması durumunda, bu önlemler, ülkeler yukarıdaki “artık eksporte etmeyen ülke” kriterlerini karşılayana kadar sürdürülmelidir. 
  • Genel Direktör’e, uluslararası yolculuklara ilişkin geçici önerilerin uygulanmasına ilişkin, seyahati kısıtlanan yerlilerin sayısı ile aşı olmuş olan ve kalkış noktasında gerekli dökümantasyonu sunan yolcuların sayısını da kapsayan aylık bir rapor sunulacaktır.

Vahşi poliovirüs veya dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüs ile enfekte olan ancak şuan eksporte etmeyen ülkeler

Enfekte ülkeler (Vahşi poliovirüs tip 1)

  • Nijerya (son vaka 21 Ağustos 2016)
  • Afganistan (son vaka 7 Ekim 2016)

Enfekte ülkeler (dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüs)

  • Nijerya (son izolat bir toplum araştırmasında 26 Ağustos 2016’da)
  • Gine (son vaka 14 Aralık 2015)
  • Laos Demokratik Halk  Cumhuriyeti (son vaka 11 Ocak 2016)

Bu ülkelerin yapması gerekenler:

  • Eğer henüz yapmadılarsa, devlet veya hükümet başkanı seviyesinde, poliovirüs yayılımının durdurulmasının ulusal bir halk sağlığı acil durumu olduğu resmi olarak ilan edilmelidir; bu ilanın zaten yapıldığı yerlerde, acil durum statüsü sürdürülmelidir.
  • Tüm yerliler ve uzun süreli ziyaretçilerin, uluslararası seyahatten önce dört hafta ile 12 ay arasında bir doz oral poliovirüs aşısı (OPV) veya inaktive poliovirüs aşısı (IPV) olması sağlanmalıdır; acilen seyahate çıkması gerekenler (örn. dört hafta içinde), en azından kalkış zamanında bir doz alması sağlanmalıdır.
  • Bu aşıyı olan yolcuların, polio aşı statüsünü kayıt altına almak üzere uygun bir dokümana sahip olması gerekmektedir. Poliovirüsün hızlı tespiti için sürveyansın geliştirilmesi ve mülteciler, yolcular ve sınır ötesi popülasyonlar arasında aşılama kapsamının önemli ölçüde artırılması için bölgesel işbirliği ve sınır ötesi koordinasyonun güçlendirilmesi sağlanmalıdır.
  • Şu kriterler karşılanana kadar bu önlemler sürdürülmelidir: (i) ülkede herhangi bir kaynaktan vahşi poliovirüs yayılımı teşhisi veya aşı kaynaklı poliovirüs dolaşımı olmadan geçen en az altı ay, ve (ii) ) tüm enfekte ve yüksek riskli bölgelerde yok etmeye yönelik yüksek kalitedeki faaliyetlerin tam olarak uygulandığına dair dokümantasyonun bulunması; bu dokümantasyonun olmaması durumunda, bu önlemler, ülkeler “artık enfekte olmayan ülke” kriterlerini karşılayana kadar sürdürülmelidir.
  • Yayılım kanıtı olmadan geçen 12 aylık sürenin sonunda, Genel Direktör’e Geçiçi Önlemleri uygulamak için alınan tedbirlere ilişkin bir rapor sunulmalıdır.

Vahşi poliovirüs veya dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüs ile artık enfekte olmayan ancak uluslararası yayılım riskine açık olmaya devam eden ülkeler ve aşı kaynaklı poliovirüsün ortaya çıkma veya dolaşım riskine açık olan ülkeler

Vahşi Poliovirüs Tip 1

  • Kamerun (son vaka 9 Temmuz 2014)
  • Nijer (son vaka 15 Kasım 2012)
  • Çad (son vaka 14 Haziran 2012)
  • Ekvator Ginesi (son vaka 13 Mayıs 2014)
  • Orta Afrika Cumhuriyeti* (son vaka 8 Aralık 2011)

Dolaşımda Olan Aşı Kaynaklı Poliovirüs

  • Ukrayna (son vaka 7 Temmuz 2015)
  • Madagaskar (son vaka 22 Ağustos 2015)
  • Myanmar (son vaka 5 Ekim 2015)

* Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad Gölü alt bölgesindeki koordineli yanıta dahil olması ve bu yüzden, mantık çerçevesinde, diğer Çad Gölü ülkeleri ile aynı Geçici Önerilere tabi olması gerektiği için eklenmiştir.  

Bu ülkelerin yapması gerekenler:

  • Toplum bağışıklığını artırmak için rutin bağışıklamanın acil olarak güçlendirilmesi.
  • Tespit edilmeyen vahşi poliovirüs ve dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüs yayılımı riskinin, özellikle yüksek riskteki hareketli ve hassas popülasyonlar arasında, azaltılması için sürveyans kalitesinin artırılması.
  • Hareketli ve sınırötesi popülasyonların, ülkesinde yerinden edilmiş kişilerin, mültecilerin ve diğer kırılgan grupların aşılanmasını sağlamaya yönelik çabaların yoğunlaştırılması.
  • Vahşi poliovirüs ve dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüsün hızlı tespitini ve yüksek riskteki popülasyon gruplarının aşılanmasını sağlamak için bölgesel işbirliğinin ve sınır ötesi koordinasyonun genişletilmesi.
  • Yüksek kalitede sürveyans ve aşılama faaliyetlerinin tam olarak uygulandığına dair dokümantasyon ile bu önlemlerin sürdürülmesi.
  • Vahşi poliovirüsün yeniden ortaya çıktığına veya dolaşımdaki aşı kaynaklı poliovirüsün yeniden görüldüğü veya sirkülasyon halinde olduğuna dair kanıt olmadan geçen 12 ayın sonunda**, Genel Direktör’e Geçici Önerileri uygulamak için alınan önlemlere ilişkin bir rapor sunulacaktır. 

**Çad Gölü ülkeleri için bu süre, alt bölgede son WPV1 veya dolaşımda olan aşı kaynaklı poliovirüs tip 2, en sonuncusu hangisi ise, vakasından sonra 12 ay olacaktır. Ekvator Ginesi için, bu husus, ülkenin komiteye bir rapor sunmak üzere davet edileceği Şubat 2017’deki bir sonraki toplantıda kararlaştırılacaktır. Son vakalara dayanarak (yukarıdaki), Ukrayna için rapor Ağustos 2017’de, Myanmar için Kasım 2017’de, ve Madagaskar için Eylül 2017’de sunulacaktır.

Tüm enfekte ve yüksek riskli ülkeler için ilave hususlar

Komite, polionun yok edilmesi sürecinde yer alan küresel ortaklarını, polionun yok edilmesi programının bu kritik döneminde, tüm enfekte ve riske açık ülkelere, UST kapsamındaki Geçici Önerilerin uygulanmasında optimum düzeyde destek sağlamak ve ayrıca Geçici Önerilere kısa süre önce tabi olan Somali gibi ülkelere sürekli destek sağlamak konusunda ciddi şekilde teşvik etmektedir. Komite, gelecekteki sekreterya raporlarının, “riske açık ülkeler” listesinden kaldırılan ülkelerin, şuanki durumlarına ilişkin yorumlar ile birlikte kümülatif bir tablosunu da içermesini talep etmiştir.    

Nijerya’daki son olaylardan da yola çıkarak, Komite sekreteryadan, polio sürveyansının tehlikede olduğu tüm erişilemeyen alanlara ilişkin küresel bir rapor sunmasını istemiştir. Dolaşımdaki aşı kaynaklı poliovirüsün, aksi olduğunda çocuk felcinin olmayacağı ülkelerde rutin bağışıklama programlarındaki ciddi boşlukları ortaya koyduğunu kabul eden Komite, Gavi gibi, rutin bağışıklamada rolü olan uluslararası ortakların, etkilenmiş ülkelere ulusal bağışıklama programının geliştirilmesinde destek olmasını önermektedir.   

Komite, küresel inaktive polio aşısı eksikliğinin yok etme çabaları açısından oluşturduğu tehdide dikkat çekmiş ve Stratejik Uzmanlar Danışma Grubu (SAGE)’ndan bu konuyu takip etmesini ve önerilerde bulunmasını talep etmiştir.

Komite, Sekreteryanın, Hindistan’daki çevresel numunelerde tespit edilen ve muhtemelen özel sektörde devam eden trivalan OPV kullanımından kaynaklı olan Sabin 2 virüsünün tespitine dair raporuna dikkat çekmiştir. Sabin 2 virüsünün Rusya, Nijerya ve Afganistan’da da tespit edilmiş olması sebebiyle, Komite bir sonraki toplantıda bu konu hakkında tam bir rapor talep etmiştir.

Komite, geçici önerileri uygulamanın halk sağlığı açısından faydaları ve maliyetine ilişkin daha detaylı bir analizin hazırlanmakta olduğuna dikkat çekmiş ve Şubat 2017’de Komite’ye bir rapor sunulmasını talep etmiştir.

Komite tüm ülkelerin, kolaylıkla çocuk felcinin yeniden güçlenmesine sebep olabilecek rehavetten kaçınmalarını istemiştir. Özellikle sürveyans, yeniden ortaya çıkan herhangi bir yayılımı hızlı şekilde tespit edebilmek için büyük dikkat gerektirmektedir.

Vahşi poliovirüs ve dolaşımdaki aşı kaynaklı poliovirüse ilişkin tavsiyeler ve Afganistan, Pakistan, Nijerya, Kamerun, Çad ve Nijer tarafından yapılan raporlamalara dayanarak, Genel Direktör Komite’nin değerlendirmesini kabul etmiş ve 18 Kasım 2016’da, poliovirüse ilişkin olayların, vahşi poliovirüs ve dolaşımdaki aşı kaynaklı poliovirüs bakımından, ululuslararası önemi haiz halk sağlığı acil durumu oluşturmaya devam ettiğine karar vermiştir. Genel Direktör, Komite’nin, “halihazırda vahşi poliovirüsler veya dolaşımdaki aşı kaynaklı poliovirüsleri eksporte eden ülkeler” tanımına uyan ülkeler, “vahşi poliovirüs veya dolaşımdaki aşı kaynaklı poliovirüs ile enfekte olan ancak şuan eksporte etmeyen ülkeler” ve “artık vahşi poliovirüs ile enfekte olmayan ancak uluslararası yayılım riskine açık olan ülkeler ve aşı kaynaklı poliovirüsün ortaya çıkmasına ve dolaşımına açık olan ülkeler” için yaptığı tavsiyeleri onaylamış ve poliovirüsün uluslararası yayılımını azaltmaya yönelik UST kapsamında Komite tarafından düzenlenen Geçici Önerilerin süresini, 18 Kasım 2016’dan itibaren geçerli olmak üzere uzatmıştır.    

Genel Direktör, Komite Üyelerinden ve Danışmanlardan, önümüzdeki üç ay içerisinde durumu yeniden değerlendirmelerini istemiştir. 

Etiketler: