DSÖ'nün COVID-19 Salgını İle İlgili Olarak Uluslararası Trafiğe Yönelik Güncellenmiş Tavsiyeleri

29 Şubat 2020 Cumartesi

Bu tavsiye, hızla gelişen durumun ışığında, COVID-19 salgını ile ilgili olarak uluslararası trafik için güncellenmiş öneriler sunmakta olup 27 Ocak 2020'de yayınlanan tavsiyenin yerine geçmektedir.

 

29 Şubat 2020

Bu belge, hızla gelişen durumun ışığında, COVID-19 salgını ile ilgili olarak uluslararası trafik için güncellenmiş öneriler sunmakta olup 27 Ocak 2020'de yayınlanan tavsiyenin yerine geçmektedir.

30 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü Genel Müdürü, Uluslararası Sağlık Tüzüğü (2005) kapsamında toplanan Acil Durum Komitesi'nin tavsiyesini takiben, COVID-19'un mevcut salgınını uluslararası önemi haiz bir halk sağlığı acil durumu olarak ilan etmiş ve Geçici Tavsiyeler yayınlamıştır. Komite, DSÖ Genel Müdürü’nden bu konularda daha fazla tavsiyede bulunmasını ve gerekirse, hızla gelişen bu  duruma göre yeni önerilerde bulunmasını talep etmiştir. 

 Etkilenen bölgeler

"Etkilenen bölgeler", yalnızca importe vakaları bildiren alanların aksine, COVID-19'un sürekli iletiminin gerçekleştiği ülkeler, eyaletler, bölgeler veya şehirler olarak kabul edilir. 27 Şubat 2020 itibariyle, Çin, özellikle Hubei Eyaleti, sürekli yerel iletim yaşamış ve salgının başlangıcından bu yana çok sayıda doğrulanmış vaka bildirmiş olsa da, son duruma göre vakalarda önemli bir düşüş söz konusudur. Aynı zamanda, COVID-19'un yerel iletim yolu da dahil olmak üzere, Çin dışındaki sayıları artan ülkeler yeni vakalar rapor etmiştir. Salgın geliştikçe, birçok bölgenin yeni importe vakaları ve COVID-19'un yerel iletimini tespit etmesi beklenmektedir. DSÖ, salgının evrimi hakkında günlük durum raporları yayınlamaktadır.

Şimdiye kadar bildirilen salgınlar, öncelikle yakın temaslılara maruz kalan vakaların kümelerinde, ailelerde veya özel toplantı organizasyonlarında meydana gelmiştir. COVID-19 öncelikle enfekte olmuş kişilerden damlacıklar ve yakın temas yoluyla bulaşmaktadır. Özellikle düzenli el yıkama ve öksürük hijyeni ve vakaların erken tespiti ve izolasyonu, vakalarla temas halinde olan kişilerin hızlı bir şekilde tanımlanması ve yakından izlenmesi ve klinik bakıma hızlı erişim için aktif sürveyans tedbirleriyle önleme üzerine odaklanan kontrol önlemleri, özellikle de şiddetli vakalarda, COVID-19 salgınlarının çoğunu durdurmakta etkilidir.

Uluslararası trafik için öneriler

DSÖ, COVID-19 salgınları yaşayan ülkelere yönelik seyahat veya ticaret kısıtlamalarının uygulanmasını tavsiye etmemektedir.

Genel olarak kanıtlar, halk sağlığı acil durumlarında insanların ve malların hareketinin kısıtlanmasının çoğu durumda etkisiz olduğunu ve kaynakları diğer müdahalelerden saptırabileceğini göstermektedir. Ayrıca, kısıtlamalar ihtiyaç duyulan yardımı ve teknik desteği kesintiye uğratabilir, işletmeleri bozabilir ve etkilenen ülkeler üzerinde olumsuz sosyal ve ekonomik etkileri olabilir. Bununla birlikte, bazı durumlarda, insanların hareketini kısıtlayan tedbirler, örneğin çok az uluslararası bağlantıya ve sınırlı yanıt kapasitelerine sahip ortamlarda geçici olarak faydalı olabilir.

Uluslararası trafiğe önemli ölçüde müdahale eden seyahat önlemleri, yalnızca bir salgının başlangıcında gerekçelendirilebilir çünkü ülkelerin birkaç gün bile olsa etkili hazırlık tedbirlerini hızla uygulamalarına imkan sağlar. Bu tür kısıtlamalar dikkatli bir risk değerlendirmesine dayanmalı, halk sağlığı riskiyle orantılı olmalı, süresi kısa olmalı ve durum geliştikçe düzenli olarak yeniden değerlendirilmelidir.

Etkilenen bölgelere seyahat yasakları veya etkilenen bölgelerden gelen yolculara girişin reddedilmesi, genellikle vakaların ithalatının önlenmesinde etkili değildir, ancak önemli bir ekonomik ve sosyal etkiye sahip olabilir.

DSÖ'nün COVID-19 ile ilgili olarak uluslararası önemi haiz bir halk sağlığı acil durumu ilanından bu yana ve 27 Şubat itibariyle 38 ülke DSÖ'ye, Çin'e veya diğer ülkelere seyahat veya buraladan başka ülkekelere seyahat ile ilgili, yolcuların girişinin reddedilmesi, vize kısıtlamaları getirilmesi veya geri dönen yolcuların karantinaya alınması gibi, uluslararası trafiğe önemli ölçüde müdahale eden ek sağlık önlemleri uygulandığını bildirmiştir.  Gezginlerin girişini reddeden veya Çin’e ya da diğer etkilenen ülkelere ve buralardan gelen uçuşları askıya alan birçok ülke şimdi COVID-19 vakalarının görüldüğünü bildirmektedir.

Çıkışta veya girişte vücut ısısı taraması yapılması, uluslararası yayılmayı durdurmak için etkili bir yol değildir çünkü enfekte kişiler inkübasyon döneminde olabilir, hastalık sırasında erken belirtileri göstermeyebilir veya ateş düşürücü ilaçlarla (antipiretiklerle) ateşlerini gizleyebilirler; ayrıca bu tür önlemler çok az fayda sağlayacak şeyler için önemli yatırımlar gerektirir. Uygun bir risk değerlendirmesi ve gelen yolcuların olası bir temaslı takibi için, yolculara önleme öneri mesajları vermek  ve varışta sağlık beyanlarını toplamak, yolcuların iletişim bilgilerini toplamak daha etkilidir.

Uluslararası yolcular için tavsiyeler

Etkilenen bölgelere seyahatleri  ertelemek veya söz konusu seyahatlerden kaçınmak hasta olan gezginler, özellikle yaşlı gezginler ve kronik hastalıkları olan veya altta yatan sağlık sorunları olan kişiler için daha akıllı bir davranış olacaktır.

Kişisel hijyen, öksürük görgü kuralları ve semptom gösteren kişilerden en az 1 metre uzakta durmak gibi genel öneriler tüm gezginler için özellikle önemlidir. Söz konusu öneriler aşağıdaki gibidir:

  • Özellikle solunum salgılarıyla temas ettikten sonra el temizliğini (hijyenini) sık sık yapın. El temizliğine elleri sabun ve suyla veya alkol bazlı el dezenfektanlarıyla temizlemek dahildir. Eller gözle görülür bir şekilde kirlenmediyse alkol bazlı el dezenfektanı tercih edilir; gözle görülür şekilde kirlendiğinde ellerinizi sabun ve suyla yıkayın;
  • Öksürürken ve hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu  dirseğiniz veya mendil ile kapatın - mendili derhal atın ve ellerinizi yıkayın;
  • Ağız ve buruna dokunmaktan kaçının;

Etkilenen bölgelerden dönen gezginler 14 gün boyunca semptomları kendi kendine izlemeli ve gittikleri ülkelerin ulusal protokollerini takip etmelidir. Bazı ülkeler geri dönen gezginlerin karantinaya girmesini talep edebilir. Ateş, öksürük veya nefes almada zorluk gibi belirtiler ortaya çıkarsa, gezginlerin yerel sağlık hizmeti sağlayıcılarıyla, tercihen telefonla iletişim kurmaları ve semptomları ve seyahat geçmişleri hakkında bilgilendirmeleri tavsiye edilir. Giriş noktalarında tespit edilen yolcular için, DSÖ’nün Giriş Noktalarında Yolcuların Yönetimine İlişkin Tavsiyelerine uymanız önerilir. Uçaktaki hasta yolcuların tedavisine ilişkin rehber  ICAO ve IATA web sitelerinde mevcuttur. Büyük kitle toplantıları etkinliklerinin planlanmasına yönelik önemli hususlar da DSÖ’nün web sitesinde  mevcuttur. Gemilerde COVID-19 vakalarının yönetimi için operasyonel hususlar da yayınlanmıştır.

Vatandaşları etkilenen bölgelerden geri getirmeye karar veren ülkeler, COVID-19'un daha fazla yayılmasını önlemeye yönelik aşağıdaki uygulamaları dikkate almalıdır:

Uçuştan kısa bir süre önce çıkış taraması;

Gezginler ve mürettebatla risk iletişimi;

Yolculuk için enfeksiyon kontrol malzemeleri;

Mürettebatın uçuşta olası hasta yolculara karşı hazır olması;

Varışta giriş taraması ve varıştan sonra 14 gün boyunca yakın takibin yapılması.

(DSÖ, canlı hayvan pazarlarında hayvanlardan insanlara geçen patojenlerin bulaşma riskini azaltmayı önermektedir)

Tüm ülkelere yönelik genel öneriler

Ülkeler, olağandışı grip benzeri hastalık salgınları ve şiddetli zatürre (Pnömoni) için sürveyansları yoğunlaştırmalı ve epidemiyolojik sürveyansı güçlendirerek COVID-19 salgınlarının evrimini dikkatle izlemelidir. Ülkeler, COVID-19 ile ilgili halka, sağlık uzmanlarına ve politika belirleyicilere etkili risk iletişimi yoluyla farkındalığı artırmaya ve damgalama veya ayrımcılığı teşvik eden eylemlerden kaçınmaya devam etmelidir. Ülkeler, Uluslararası Sağlık Tüzüğü'nün (2005) gerektirdiği şekilde COVID-19'u zamanında değerlendirmek ve yönetmek için gereken tüm ilgili bilgileri DSÖ ile paylaşmalıdır.

Ülkelere, Uluslararası Sağlık Tüzüğü’nün amacının, halk sağlığı riskleriyle orantılı ve bunlarla sınırlı ve uluslararası hastalık yayılımıyla ilgili önleme, korunma ve halk sağlığı yanıtı sağlama olduğu ve bunları yaparken de uluslararası trafik ve ticarete gereksiz müdahalelerden kaçınmak olduğu hatırlatılır. Uluslararası trafiğe önemli ölçüde müdahale eden ek sağlık önlemleri uygulayan ülkelerin, uygulamadan sonraki 48 saat içinde, halk sağlığı gerekçesini ve uygulanan önlemler için ilgili bilimsel bilgileri DSÖ'ye vermeleri gerekmektedir. DSÖ bu bilgileri diğer Taraf Devletlerle paylaşacaktır. Önemli müdahale genellikle uluslararası yolcuların, bagajların, yüklerin, konteynırların, taşıtların, malların ve benzerlerinin giriş veya çıkışlarının 24 saatten fazla bir süre boyunca reddedilmesi veya ertelenmesi anlamına gelir.

DSÖ, halk sağlığı riskleri ile orantılı, etkili ve uluslararası trafiğin gereksiz kısıtlanmasını önleyecek şekilde uygulanan seyahatle ilgili sağlık önlemlerinin  COVID-19 salgını sırasında uygulanmasını sağlamak üzere Üye Devletlerin yanı sıra uluslararası kuruluşlar ve endüstrilerle de temasta bulunmaya devam etmektedir.

Not:

Yeni koronavirus 2019-nCoV salgını ile ilgili olarak uluslararası trafik için 11.02.2020 tarihli DSÖ tavsiyeleri

Yeni koronavirus 2019-nCoV salgını ile ilgili olarak uluslararası trafik için 27.01.2020 tarihli  DSÖ  tavsiyeleri

Uçakta tespit edilen hasta bir yolcunun prosedürleri ve giriş noktalarındaki UST kapasiteleri için gerekliliklerle ilgili önceki tavsiyeler değişmeden kalmıştır (bkz. 10 Ocak 2020'de yayınlanan DSÖ Önerileri).

Etiketler: